Tokat’taki Yağıbasan Medresesi’nin açık kubbesi 12. yüzyıldan iz taşıyor

1151-1152 yıllarında yaptırılan Yağıbasan Medresesi, Anadolu’daki kapalı avlulu medreselerin en erken örneklerinden biri kabul ediliyor. Yaklaşık 14 metre çapındaki kubbenin ortasındaki açıklık, yapının en dikkat çekici mimari ayrıntılarından biri.

Yayınlanma
Tokat’taki Yağıbasan Medresesi’nin açık kubbesi 12. yüzyıldan iz taşıyor

Tokat merkezde Sulusokak’ta bulunan Yağıbasan Medresesi, 12. yüzyıl ortalarında Danişmentli hükümdarı Nizamettin Yağıbasan tarafından yaptırıldı ve Anadolu’daki kapalı avlulu medreselerin ilk örnekleri arasında gösteriliyor. Çukur Medrese adıyla da bilinen yapının yaklaşık 14 metre çapındaki merkezi kubbesinin ortası açık bırakılmış durumda; Kültür Portalının envanter kaydı bu bölümü “aydınlık feneri” olarak tanımlıyor.

Yağıbasan Medresesi ne zaman yapıldı?

Kültür Portalının gezi kaydına göre medrese 1151-1152 yıllarında inşa edildi. Kültür envanterinde ise yapım tarihi H.546/M.1151 olarak veriliyor. Bu nedenle yapı için 12. yüzyıl ortaları ifadesi kaynaklarla uyumlu bir tarih aralığı sunuyor.

Tokat Müzesinde bulunan kitabede H.645/M.1247 tarihi yer alsa da Kültür Portalı, Nizamettin Yağıbasan’ın 1164’te öldüğü bilgisinden hareketle bu tarihin 546 sayısının ters yazılması sonucu oluşmuş olabileceği yönündeki genel görüşü aktarıyor. Bu yorum, kaynaklarda kesinleşmiş bir yazım hatası değil, tarih uyuşmazlığını açıklayan değerlendirme olarak yer alıyor.

Açık kubbe neden dikkat çekiyor?

Medresenin yaklaşık kare planlı merkezi avlusu, tromp geçişli ve kasnaksız büyük bir kubbeyle örtülüyor. Kültür Portalına göre kubbenin çapı yaklaşık 14 metre ve tam ortasında açık bir bölüm bulunuyor.

Kültür envanteri bu açıklığı “aydınlık feneri” olarak adlandırıyor. Yapının en belirgin mimari özelliklerinden biri olan bu düzenleme, kapalı avlunun üstünü örten kubbenin merkezinde dışarıyla bağlantı sağlayan bir boşluk bırakılmasıyla oluşuyor. Erişilen kaynaklar açıklığın teknik işlevini ayrıntılı biçimde tanımlamadığı için bunun havalandırma veya başka mühendislik işlevleri konusunda daha ileri yorum yapılmamalı.

Tokat Dive Dokuması yeniden hayat buluyor: 16. yüzyıllık gelenek modayla buluştuİçeriği görüntüle →

Medresenin planı nasıl?

Yağıbasan Medresesi iki eyvanlı ve tek katlı bir yapı. Güneydeki ana eyvanın iki yanında ikişer oda bulunurken, batı eyvanının kuzeyinde iki oda daha yer alıyor. Kuzey ve doğu bölümlerindeki medrese odaları L biçiminde sıralanıyor.

Eyvanlar ve odalar beşik tonozlarla örtülü. Yapının ana malzemesini moloz taş oluştururken, kubbenin bazı kısımlarıyla tromp ve kemerlerde tuğla kullanıldığı belirtiliyor. Bu malzeme ve plan özellikleri, medresenin Danişmentli dönemi mimarisindeki yerini belirleyen unsurlar arasında bulunuyor.

Anadolu’daki ilk örneklerden biri

Kültür Portalının gezi sayfası Yağıbasan Medresesi’ni kapalı avlulu Anadolu medreselerinin ilk örneklerinden biri olarak tanımlıyor. Kültür envanterinde ise yapı “Anadolu’nun bilinen ilk kapalı avlulu medresesi” ifadesiyle yer alıyor.

Kaynaklar arasındaki bu ifade farkı nedeniyle daha temkinli değerlendirmeyle Yağıbasan Medresesi’nin Anadolu’daki kapalı avlulu medrese mimarisinin en erken ve en önemli örneklerinden biri olduğu söylenebilir.

Tokat ve Niksar’daki iki yapı karıştırılmamalı

Nizamettin Yağıbasan adına Niksar’da da bir medrese bulunuyor. Kültür Portalı Niksar’daki yapının yaklaşık 11 metre çapındaki kubbesi ve Niksar Kalesi duvarlarına yaslanan bölümüyle farklı özellikler taşıdığını belirtiyor.

Sebastopolis’in adı ne anlama geliyor? Sulusaray’daki antik kentte kazılar sürüyorİçeriği görüntüle →

Tokat merkezdeki Çukur Medrese ise yaklaşık 14 metrelik merkezi kubbesi, açık bırakılan kubbe ortası ve Sulusokak’taki konumuyla ayrı bir yapı. İki medresenin özellikleri aynı başlık altında değerlendirilirken bu ayrımın korunması gerekiyor.

Dokuz asırlık yapı bugün de kullanılıyor

Yağıbasan Medresesi yalnızca tarihî bir yapı olarak korunmuyor, günümüzde kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğünün açıklamasına göre 24-25 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenen Türk-İslam Kültüründe Vakıf Geleneği ve Tokat Bölgesi Vakıfları Sempozyumu’nun kapanış oturumu medresede gerçekleştirildi.

Böylece 12. yüzyılda eğitim amacıyla inşa edilen yapı, yaklaşık dokuz asır sonra da kültür ve bilgi paylaşımının sürdüğü bir mekân olarak kullanılmaya devam ediyor.

Aşağı kaydırdıkça sonraki haber otomatik yüklenecek.